BELİZE  İngiliz Honduras’ı

1973 yılına kadar İngiliz Honduras’ı diye bilinen Belize 1981 yılında bağımsızlığını ilan eder. Bayrağında insan figürü olan tek ülkedir. Bağımsızlık ilanına karşı çıkan komşu Guatemala tehdidine karşı İngiliz yönetiminin yardımını alır 1984’e kadar, o günden beri de İngiliz Milletler Topluluğu üyeliği devam eder. Başkenti Belmopan olan Belize’de 312 bin kişi yaşamakta, ülkede İngilizce dili İspanyolcadan daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Güneyde Maya soyundan gelenler, kuzey ve doğuda melez ve Afrika kökenliler ağırlıklı olarak yaşamaktadır. Son yıllarda bütün dünyaya yayılan Çinlileri burada da görmek şaşırtıcı olmamakta.

1500 yılına kadar Maya nüfusu vardı sadece. İspanyolların gelişi ve hâkimiyeti 1638 yılına kadar sürer. İngiliz ve İskoçların 1700 yılına kadar ülkenin hâkimiyetini ellerine geçirmeleri ile son dönem yani bağımsızlığa kadar ki döneme gelinir.

Belize Karaip sahillerinde bulunan dünyanın en önemli ikinci büyük mercan adalarıyla ünlüdür. Ama Maya kültürünün ilginç şehir ve piramit kalıntıları da mevcuttur Caracol ve kuzeyde ki Lamanai gibi.

Honduras’ta Copan, Guatemala’da Tikal ve Meksika’da Palenque gibi Maya Pramitlerini gezen benim için Belize Blue Holl’de dalmak(diving)için gidilmesi, görülmesi, O dalma deneyimin yaşanması için önemli bir ülkeydi.

Büyük Mavi Delik

Dünyanın ikinci büyük mercan gurubuna sahip bu Orta Amerika’nın El Salvador’dan sonraki ikinci en küçük ülkesi Belize şaşırtıcı güzelliklere sahiptir. Blue Hole(Mavi Delik) denen dalış noktası Atlas Okyanusunda Karaip denizi ortasında, Belize City şehrine 60km mesafede, dikine bir mağaradır. Derinliği 120 metre genişliği(çapı) 305 metre olan bu mavi delikte sarkıt haldeki mercanlar arasında köpek balığı, çekiç başlı balıklar arasında yüzmek heyacanını tatmak için sabırsızlanıyorum.

UNESCO(Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim, Kültür Organizasyonu) Dünya Doğa Mirası koruması altına almış bu bölgeyi. Belize hükümeti bu korumayı biraz abartmış ve Blue Holl içinde, denizde, teknede ellerinde tüfekleriyle bekleyen korumalarla yapmaya başlamış. Bu bölgeye gelip dalış yapacaklardan Milli Park ilan edilen bu bölgeye giriş bedeli 40USD dolar tahsilini geçen yıla kadar bu silahlı korumalara peşin ödeme şeklinde yaptırmış. Bu yıl dalış firmaları bankaya yatırdıkları dekontu silahlı korumalara vererek daha akılcı bir ödeme yolunu kabul ettirmişler hükümete.

Ülke ana karaya 20km mesafede bulunan Caye Calker adasına bir saat süren feribot yolculuğu ile ulaştım. Bu ada minyatür bir ada: 200 metre eninde 800 metre boyunda. Deniz görmeyen binası yok desem doğrudur. İki sokağı var sadece, kaybolmak mümkün değil. Limana bakan bir hostele yerleştim bende. Sabah altıda 20 farklı ülkeden, farklı yaşta kadın erkek meraklı dalgıç üç büyük motorun çektiği sürat teknesine bindik. İki saati aşan bir zaman yol aldık türkuaz sulara hayran hayran bakarak. Hepimizin fotoğraflarını gördüğü, hakkında yazılar okuduğu bölgeye geldik. Günün ilk dalışını(3 dalış yapacağız gün boyu)yapmak üzere dalgıç elbiseleri giyildi ve on dakika süren kaptan-dalgıcımızın brifingi dinlendi can kulağıyla. İki gurup, onarlık guruplar halinde denize, Blue Holl’e atladık. Bu gün ekibin en sonunda İngiliz body’mi(birbirimizden sorumlu olduğumuz)Marx ile yüzmekte, dalmaktayım. Dalışta sarkıtlar, dikitler arasında gördüğümüz 3 köpek balığı ve tüm dalış heyecanını dalışın bitişinde teknede konuşuyoruz. İki binden fazla dalış yaptığını söyleyen Marx ‘da en az benim kadar heyecanlıydı. Marx 42,5 metreye indiğimizi saatinin kayıtından gösteriyor. Sonraki dalışlarımız daha az derinlikte ama bir o kadar da daha görsel güzellikleri içermekteydi. Tropik pek çok balık ve mercan zenginliğinin yanında öğle yemeği yediğimiz Half Moon Caye Natural Monument(Yarım Ay Ulusal Deniz Anıtı. Caye: sığ, turkuaz renkli denizle çepeçevrelenmiş, sık tropik ağaçlıklı, altın kumlu küçük adacık) mercan adasının ortasında bulunan ağaçların içinde binlerce farklı kuşun üreme yuvalarını, yavruların beslenmelerini, annelerin gelip gidişlerini çıktığımız seyir kulesinden gözlemekteyiz. Yaşadığımız bu güzel uzun(175 USD ödediğimiz) gün akşam on dokuzu bulurken sahile, Caye Calker’a dönüşle, yüzümüzde mutluluk tebessümü ve yorgunlukla bitiyor.

Belize ülkesinin sembolünün ülkede yetişen Siyah Orkide olduğu notunu da düşmeliyim.

Belki bir gün yine buralarda şnorkel veya tüplü dalışlar yapmak, turkuaz sahillerinde tembellik yapacak günlerim olur. Sonraki gün dalış stresi ve yorgunluğunu attığım tembellik günüydü. Ertesi sabah Meksika’ya güney doğusundan girmek üzere feribot iskelesine gidiyorum. Gerçekten cennet bir mekânı arkamda bırakıyorum yeni ilginç coğrafyalar keşfetmek üzere Meksika’ya yöneliyorum.

2000 yılından sonra yazmayı da düşünerek yaptığım Dünya Seyahatlerimde yaşadığım farklı,güzel,ilginç,tehlikeli vs şeyleri paylaşarak, gezme konusunda tutuk davranan…