EL SALVADOR

Orta Amerika’nın nüfus yoğunluğu en fazla olan ülkesidir El Salvador. 21 bin km kare yüzölçümü olan ülkede 7 milyon insan, Orta Amerika’nın sanayisinin en gelişmiş olduğu bu bölgesinde yaşamaktadır. Salvador ismi İsa’ya atfen “Kurtarıcı” anlamına gelen İspanyolca karşılığından gelmekte. Aztek soyundan gelen yerli nüfus 11. yüzyılda buraya göç etmiş. 1524 yılında İspanyol kâşif Pedro de Alvarado Meksika’dan gelerek buraya El Salvador adını vermiş. İspanyol yönetimi buradaki yerlileri 300 yıl kadar işgali altında, asimile ederek yaşamaya zorlamışlar. 1821 yılına kadar Guatemala’ya bağlı bir eyalet olan ülke 1821 yılında Orta Amerika Federasyonu içinde kalmış. Federasyonun dağılmasından sonra da 1841 yılında bağımsızlığına kavuşmuş.

20. yüzyıl sosyal açıdan altüst oluşlarla geçmiş.1930’lu yıllarda yerli nüfusa değer veren sosyalist yönetimi iktidardan alan askeri darbeciler, 30 bin insanı sosyalist parti lideri Augustin Farabundo Marti başta olmak üzere katlederler. 1970’li yıllarda yaşanan ekonomik ve sosyal yıkımlar, muhalefetin gerilla şeklinde kırsalda örgütlenmesine ve oluşturulan “ölüm manga”ları tarafından binlerce Nikaragualının kaçırılması ve öldürülmesine dönüşmüş. Muhalif rahip lider Oscar A Romero’nun öldürülmesi ülkeyi iç savaşa sokar. 1992 yılına kadar devam eden bu kardeş kavgası 75 bin insanın ölümü, hayatta kalanlarında büyük acılar yaşamasına neden olur.

Politik geçmişi hakkında bu kısa bilgi yeter diyelim ve El Salvador’un doğal güzelliklerine bakalım birazda. Ülkede volkanik kraterlerin sarmaladığı IIopango, Coatepeque ve Güija adlı ilginç gölleri mevcut.

Güija Krater gölü 192 yılında hem coğrafi olarak hem de Kültürel olarak Unesco kültürel mirası listesine alınmış.

Coatepeque krater gölünde Maya uygarlığı harabeleri olan Teopan adında küçük bir ada, ada yakınlarında da termal su kaynağı var.

Pasifik kıyısında pek çok rüzgârı bol plajı var. Bunlardan La Libertad(özgürlük) kasabası ve sahili sörf yapmak için ideal ama sörfe ilgi duymuyorsanız fazlaca bir seçenek sunmuyor bölge. Walter Deininger Milli Parkında yapacağınız yürüyüş ile sörf yapmaya bir alternatifi ormanda bulmak mümkün.

El Salvador’da başka ne yapılır diye rehber kitabımın sayfalarını kurcalıyorum; Honduras sınırına yakın topraklarda, iç savaş döneminde eski gerillaların hakimiyetinde ki Morazan bölgesini eski gerilla rehberliğinde dolaşmak seçeneği duruyor.

El Salvador’un, kahve ülkesinin merkezi Ruta De Las Flore’te konuşmayı seven kahve üreticilerinin tipik koloniyel köylerini gezmek, yaban çiçeklerin sarıp sarmaladığı dağ yollarında yürüyüş yapmak, dağ bisikleti veya ata binmek ya da sadece tembellik yaparak bir gün geçirmek seçenekleri çok da zorlamayacak gezenleri. Hafta sonunda düzenlenen feria gastronomica(yiyecek festivali) da orkestra eşliğinde en iyi ve ilginç yiyecekleri(terbiyeli tavşan & grilde kurbağa gibi) deneme şansı yakalanabilir. Yemeğin üstüne tart veya marzipan(bademden yapılmış bir tür tatlı) önerilerine de hayır demeyeceğim yemek alışkanlıklarımı bir tarafa bırakarak.

Ülke nüfusunun üçte birinin yaşadığı kozmopolit başkent San Salvador için en az bir gün ayırmak metropolleri seven benim için zorunlu bir durak. Nikaragua’dan yola çıkıp gece yarısı başkent San Salvador’a ulaştım. Rehber kitabımın başkent için “3000 kişinin silahlı saldırıda öldürüldüğünü” yazması ve gece San Salvador’a girişle birlikte defalarca tüfekli görevlilerce araç içinde ve indirilerek kontrolden geçirilince bütün olumlu duygularım kayboldu San Salvador hakkında. Sabah, şiddete teslim olmuş, korunmak için her bir dükkan ve mağazanın(müze,kilise,çarşı,kimi araçlar dahil)tüfekli korumalarla güvenliğinin sağlandığı şehir merkezine gitmek üzere taksiye atlıyorum. On dakika sonra farklı bir tarafa götürüldüğüm endişesine kapışıyorum. Haritamı açıyorum. Şoför benim tedirginliğimi anlayarak gitmekte olduğumuz caddeyi haritada gösterdi. Şehir merkezini tüfekli korumaların çokluğu içinde tedirgin bir şekilde(neredeyse başka turist yoktu benden başka) hızla dolaşarak otelime dönüyor, öğleden sonra kalkan ilk otobüs ile El Salvador’u Guatemala’ya gitmek üzere TERKEDİYORUM.

2000 yılından sonra yazmayı da düşünerek yaptığım Dünya Seyahatlerimde yaşadığım farklı,güzel,ilginç,tehlikeli vs şeyleri paylaşarak, gezme konusunda tutuk davranan…