GUATEMALA     17.02.2010

Maya Uygarlığı’nın mirasını taşıyan Guatemala’nın başkenti ülkenin adı gibi Guatemala City olarak anılmakta. Başkent Guatemala City Maya uygarlığı şehirlerinden Kaminaljuyu’nun üzerinde yükselmekte. Arkeolojik kazılar sonucunda 9 bin yıllık bir mirasın kalıntılarına ulaşılmış.

TİKAL

Flores ve Santa Elena şehirlerine 30 kilometre mesafede Yucatan yarımadasında bulunan Tikal UNESCO’nun koruması altında bulunan Maya uygarlığının en görkemli ve büyük yerleşim merkezi, tören alanıdır. 16 km2’lik alana yayılan komplekste 3.000 bina yer alır.

Tikal’in kuruluşu M.Ö. 900–300 yıllarına gider. Küçük bir köy iken yapılan büyük tapınak ve piramitlerden sonra gelişerek önemli bir kutsal tören alanına dönüşmüş.

Rio Dulce (Tatlı Nehir)

Sıcak şelale sularında ıslanıp, balta girmemiş ormanda yürüyüş yapmayı, Garifuna kültürünü tanımayı istermisiniz!(Garifuna Orta Amerika ve Karayip kıyılarında yaygın olarak yaşayan bir etnik gurup). Bu sese gezimin bende yaratacağı ruh durumuna göre karar vereceğim.

Lago de Atitlan(Atitlan Gölü)

Orta Amerika’nın en derin gölü(340 mt) Atitilan,  Enderheic bir göl; yani bir nehir ve su beslemesi olmayan göl. Çevresinde 3 volkanik dağ sıralanmış.

Antigua

Antigua şehri, İspanyol sömürgecileri döneminden kalan kilise kalıntıları yanında Barok Mimari örneklerini de gururla sergileyen yapılarıyla UNESCO Dünya Mirası Listesine girmeyi hak etmiş. Paskalya kutlamalarında yapılan sokak süslemeleri(alfombra)ile bir günlük çiçek-talaş tozu ve boyadan oluşan görsel bir bezeme sanatıyla donatılıyor bütün şehir.

Quetzzaltenango

Başkent Guatemala City’den sonra en fazla nüfusa sahip şehir. İspanyolca öğrenmek için gelen öğrenciler sayesinde önemi turistik olarak artmış.

Semuc Champey

“Her ziyaret edence ülkenin en güzel bölgesi olduğu söylenen yeri keşfetmek istemez misiniz” diyor rehber kitabım. Semuc Champey Maya Kekchi dilinde “Kutsal Nehir”anlamında. Lanquin kasabasının Q’eqchi Maya uygarlığı yakınında bulunan bu doğal anıt, Cahabon nehri üzerinde hala ayakta duran 300 m uzunluğunda kireçtaşından yapılma eski köprüsünden geçip farklı yüksekliklerde bulunan turkuaz renkli doğal havuzlarında yüzmeyi kim istemez ki!

1821 yılında İspanyol egemenliğinden kurtulan diğer Latin ülkeler gibi dinlerini, dillerini, geleneklerinin pek çoğunu kaybetmiş olarak bağımsızlığa kavuşmuşlar. Ama ülke bu kez de Amerikan National Fruit Company(Ulusal Meyve Şirketi)’nin desteklediği diktatör ve askeri cunta yönetimleri altında yaşamak zorunda kalmış. Askeri yönetime karşı koyan hareket gerilla savaşına, sonrasında iç savaşa dönüşen kaplaşmaya, giderek büyük acılar yaşanmasına neden olmuş. 1992 yılında iç savaşın durdurulması(yerli Mestizo nüfusunun katledilmesinin durdurulması)için gösterdiği çabalar nedeniyle Nobel barış ödülü alan, kendisi de yerli (Mestizo) olan Rigoberta Menchu ve diğer ülkelerinde çabalarıyla 1996 yılında iç savaş sona erer. Bayan Rigoberta Menchu 2007 yılında yerli nüfusun temsilcisi partinin bir temsilcisi ve Guatemala’nın ilk yerli başkanı olur. Meksika’nın Benito Juarez, Peru’nun Alejandro ve Bolivya’nın Evo Morales’in den sonra ülkelerinin yerli başkanı olan dördüncü kişisidir, bayan olarak ise ilkidir.

ANTIGUA

1543 yılında kurulan Antigua 233 yıl Guatemala’nın başkentliğini yapmış. Nikaragua’nın eski başkenti Leon’un başına gelenler Antigua’nın başına da gelmiş, 1773 yılında depremle yerle bir olmuş. Guatemala City 1776 yılında başkent ilan edilmiş.

Antigua’daki pek çok bina, kilise, katedral ve önemli binalar 17. ve 18. yüzyıllarda, Katolik kilisesinin yükseliş dönemi ve Antigua’nın İspanya’nın ileri karakol olarak kullandığı bu dönemlerde yapılmış. Deprem sonrası yavaş yavaş binalar yenilenmiş, 1944 yılında Antigua Guatemala’nın Ulusal Anıtsal Şehri olarak ilan edilmiş,  1979 yılında da UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilip korumaya alınmış.

Gerçek Guatemala neresi dendiğinde tereddütsüz Antigua denecektir, geçirdiğim birkaç gün sonrasında bunun doğruluğunu test etmiş oldum. Girdiğim her sokak fotoğraf çekmemi özendirecek kadar ilgi çekiciydi. Ülkenin en iyi lokantaları ve kulüpleri, güzel aydınlatılmış sokaklarına serpilmiş. Hostelleri koloni yerel tarz konaklama şansı vermesiyle, çok ucuz İspanyolca ders alınabilen okullarıyla da gezginlerin uzun süreli konaklamaları için ideal bir yer. Şanslı bir günümdü ve cuma akşamı geldiğim Antigua’da müzik eşliğinde yapılan dinsel yürüyüşü izleme şansı yakaladım. Antigua, Honduras’a Copan(Maya şehri)’a direk gidilebilen bir merkez olması, bir başka cennet köşesi Lago de Atitlan’a(Atitlan Gölü ve Volkanik dağlara) günübirlik gidilebilecek mesafede olması ile de tam bir çekim merkezi.

45 bin kişilik nüfusuyla Antigua’da ; Merkez Park, Capitanes Sarayı, Santiago Katedrali, Ayuntamiento Sarayı içinde Santiago Müzesi ve Antik Kitaplar Müzesi, San Carlos Üniversitesi(kuruluşu 1676-içinde Koloniyel Sanat Müzesi), Kiliseler(La Merced – San Francisco – Las Capuchinas – Convento de la Recoleccion), 1636 yılından yapılmış Casa Popenoe(Popenoe Evi),Market ve şehre yukardan bakılabilen noktası Cerro de la Cruz tepesi gezilecek, ziyaret edilecek yerler arasında.

Orta Amerika ülkeleri Volkanlar zengini: Antigua’da geçirilen günler içinde Volcan Pacaya – Volkan Agua – Volkan Acatenango – Volkan Fuego’dan birine tırmanış yapılabilinir.

Antigua’ya 2 saat mesafede bulunan Lago Atitlan(Atitilan gölü) gezisinde ne yapıp edilip en az bir gün kalınmalı bu cennet köşelerin birinde(Panajachel-Santa Cruz La Luguna gibi), göl civarında bulunan pek çok aktif yanardağdan birine tırmanış yapmakta mümkün(Volkan San Pedro –  Volkan Toliman gibi). İspanyolca öğrenmek için ideal yer olduğu da bir gerçek. 50’den fazla İspanyolca kurs veren okullarından birinde 100 US dolarına bir haftalık konaklaması dâhil 20 saat bire bir özel kurs almak mümkün bu cennet mekânda.

Antigua; hediyelik eşyaları ile de turist ve gezginlerin dikkatini çekmekte, kırmızı topraktan yapılmış heykelleri, geleneksel oyuncaklar, seramikler, demir işlemeleri, pirinç heykeller, gümüş ve en önemlisi yeşim taşı(jade) işlemelerinden her türlü takı ve heykellerin sergilendiği atölyeleri başlı başına bir gelir kaynağı. Jade, yeşim taşından nesnelerin satışı bizdeki halı satışı kadar önemli burada. Tahta heykelcilikte de çok başarılı ürünler sergilenmekte. Yerel motiflerin, renklerin kullanıldığı geleneksel dokumaların zenginliği ise şaşırtıcı. Zaten bu giysiler içindeki yerlileri sokaklarda görmek sıradan ama çok otantik. Bu dokumalar içinden küçük bir cüzdan ya da omuz çantası dostlara götürülebilecek güzel bir hediye olur.  

2000 yılından sonra yazmayı da düşünerek yaptığım Dünya Seyahatlerimde yaşadığım farklı,güzel,ilginç,tehlikeli vs şeyleri paylaşarak, gezme konusunda tutuk davranan…