19.02.2010

HONDURAS       

Maya kültürünün Paris’i; COPAN           

Halkının üçte biri günde 2 dolardan az kazançla yaşamak zorunda olan Honduras, Karayıp Denizine uzun bir kıyısı olan Orta Amerika ülkesidir. Son günlerde Latin Amerika’da Venezuela’dan sonra, 28 Haziran 2009 tarihinde “şafak darbesi” ile sabah evinden pijamalarıyla alınıp komşu ülke Kosta Rika’ya uçak ile sürgüne gönderilen Devlet Başkanı Manuel Zelaya nedeniyle Honduras dünyada en çok konuşulan ülkesi olmuştur. Devrik başkan Zelaya ülkesine kaçak yoldan girip Brezilya Elçiliğine sığınmış, hala da oradan siyasi mücadele vermektedir.

İspanyol hâkimiyeti, komşu pek çok ülke gibi 1821 yılında bağımsızlıklarına kavuşmaları ile kırılmış ama ne barış gelmiş ne de zenginlik. Uzun yıllar büyük şirketlerin iktidarı yönlendirdikleri hükümetlerce yönetilmiş. Salvador ile aralarında çıkan “Futbol Savaşları” diye bilinen olaylar ülkenin zaten iyi olmayan ekonomisini, 1998 yılında yaşanan Mitch tropik fırtınası kadar etkilemiştir. Bu nedenle bölgenin Haiti ve Nikaragu’dan sonra en fakir ülkesidir. Dünya Bankası tarafından en borçlu fakir ülkelerden biri olarak açıklanmıştır. İşsizlik yüzde ellilere yaklaşmış evet inanılmaz gibi ülke nüfusunun yarısı işsiz.

10 Eylül tarihinde sadece bize özgü olduğu söylenen bir bayram kutlanmakta Honduras’ta Dia del Nino(Çocuk Günü). Noel kutlamalarında olduğu gibi çocuklara hediyeler verilip, eğlenceler düzenlenmekteymiş. Yalancıktan başbakan da oluyorlar mı bilmiyorum.

Honduras türkuaz renkli denizleri ve beyaz renkli kumları ile tembel tatilcilerin yanında sualtı dünyasına ilgi duyanların da ilgisiz kalamayacağı zenginliklere sahip. Körfez Adalarından Utila, Roatan ve Guanajabaşta gelmekte. Utila Roatan’a göre daha küçük olması ile yerli halkla ilişkilerin daha sıcak yaşanabildiği bir yerdir. Ana karaya 30 km mesafede bulunan Utila dalmaya meraklı olan benim içinde kaçırılmaz fırsatlar sunmakta. Ama gelmişken Roatan adasına gitmezsem aklım kalır gibi; botanik bahçeleri, kelebek ve İguana(iki metre kadar büyüyebilen, otla beslenen bir tür kertenkele) çiftlikleri, kürek çekmek gibi ilgilere de cevap verecek olanaklara sahip bir yer.

Copan 5. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar Klasik dönem Maya uygarlığının merkezi olmuş. Guatemala sınırına yakın bölge bugün de doğal güzelliği, sakinliği ile gezginleri kendine çeken bir kasabadır. Arnavut taşlı kaldırımları, beyaz renkli kerpiç duvarlı, kırmızı kiremit çatılı evleri, geçmişe götüren havasıyla koloni tarzlı kilisesi ile zamanın durduğu, dinginliğin yaşandığı bir yerdir Copan.

Gracias kasabası da Copan kasabasına 50km mesafede benzer özelliklere sahip diğer ilginç küçük bir kasabasıdır. Orijinal adı Gracias a Dios(Tanrıya Teşekkürler) olan kasaba 1526 yılında İspanyol’lar tarafından kurulmuş.

Honduras’ın başkenti Tegucigalpa yaklaşık bir milyon nüfuslu tipik bir Orta Amerika şehridir.

Gezginin zamanı az gezecek yeri çoktur. 40 gün planladığım bu gezim için ohhh ne güzel ne uzun bir gezi deyişleri çok duydum, ama bu süreye 8 ülke sayısız şehir, kasaba, müze, sahil, dağ tırmanışı, deniz dalışı vs. sıkıştırdığım için ne kadar yetersiz kalıyor… işte bu nedenle Honduras gibi büyük bir ülkede gezecek tek bir nokta seçtim kendime: Copan Maya şehri. Guatemela başkentinden bindiğim otobüsle 8 saatte ulaştım Honduras’ın en ünlü Maya şehrine.

COPAN

“Güzel, sakin 6000 kişinin yaşadığı bir kasaba. Bir kilometre uzağındaki Copan Maya harabelerine yakınlığı yanında dar taş sokaklarında bulunan sayısız şirin bar, restourant ve konaklama tesisleri, kırmızı çatılı binalar,  bunların yanında kasabayı çevreleyen dağların yeşil bitki örtüsü, yürüyüş yollarından dolayı gezginlerin konaklama merkezi olmuştur” diyor rehber kitabım. Bu görüşe yaşayarak katılıyorum. Kendimi Kastamonu’nun bir mahallesi ya da kasabasındaymışım gibi hissediyorum.

Maya uygarlığının en önemli merkezi olmuş, MS 250–900 yılları arasında en güçlü dönemini yaşamış ama gizemli bir şekilde parçalanıp tarih sahnesinden çekilmiş bu kalıntılar 1980 yılında UNESCO tarafından dünya kültür mirası listesine konulup koruma altına alınmıştır. Mimari yapılar Guatemala’da bulunan Tikal kadar büyük değilse de heykellerinin ve hiyeroglifleri (kabartmalar) çok iyi konumdadır. Bu dönemde kültürel gelişim o kadar ileri gitmiştir ki “Maya Dünyasının Paris’i”diye anılmaktadır. Bölgede 4509 heykel bulunmuş. Copan’daki Heykel müzesi gezilerek kültürel gelişim daha iyi anlaşılabilinir.

2000 yılından sonra yazmayı da düşünerek yaptığım Dünya Seyahatlerimde yaşadığım farklı,güzel,ilginç,tehlikeli vs şeyleri paylaşarak, gezme konusunda tutuk davranan…